12 Aralık 2017, Salı
Hukuki Haberler
Anasayfa » Yargıtay Kararları » KASKO SİGORTA SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT

KASKO SİGORTA SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT

Hukuk Genel Kurulu 2011/17-689 E. , 2012/65 K.
KASKO SİGORTA SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT
TÜRK TİCARET KANUNU (6762) Madde 1293

“İçtihat Metni”

ÖZET: SİGORTA ETTİREN, SÖZLEŞME İLE TEMİN OLUNAN RİZİKOLARIN GERÇEKLEŞMESİNDE ZARARI ÖNLEMEYE, AZALTMAYA VE HAFİFLETMEYE YARAYACAK ÖNLEMLERİ ALMAKLA YÜKÜMLÜDÜR. SİGORTA ETTİREN Rİ­ZİKONUN GERÇEKLEŞMESİ HALİNDEKİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GE­TİRMEZ VE BUNUN SONUCUNDA ZARAR MİKTARINDA BİR ARTIŞ OLURSA, SİGORTACININ ÖDEYECEĞİ TAZMİNATTAN BU SURETLE ARTAN KISIM İN­DİRİLİR. ARAÇ SERT BİR CİSME ÇARPMIŞ, RADYATÖR DELİNMİŞ VE SON­RASINDA ARACIN HAREKETİNE DEVAM ETMESİ İLE MOTORUN YANMA­SINDA, İLK ÇARPMA NEDENİYLE RADYATÖRDE OLUŞAN HASAR TEMİNAT KAPSAMINDA OLUP, MOTORUN YANMASI İLE OLUŞAN HASAR TEMİNAT KAPSAMI DIŞINDA KALMAKTADIR.

Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama so­nunda; (Ankara Asliye Dördüncü Ticaret Mahkemesi) sıfatıyla davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.03.2009 gün ve 2008/120 E.-2009/130 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onyedinci Hukuk Dairesi’nin 16.02.2010 gün ve 5030-1218 sayılı ilamı ile,

(Davacı vekili, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın kaza sonrasında hasar gördüğünü ancak sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek, toplam hasar tutarı olan 16.777,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sigortalı aracın kar kütlesine çarpması sonucunda oluşan ilk hasarın sigortalıya ödendiğini, ancak sigortalı araç sürücüsünün gerekli tedbirleri almadan yoluna devam etmesi sonucunda oluşan motor hasarının teminat kapsamında olmadığını, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, TTK’nın 1278/1. maddesi uyarınca, sigortalı araçta oluşan hasarın teminat kapsamı dışında kalması için zararın, kasıtlı bir davranıştan kaynaklanması gerektiği, motor hasarının oluşmasında sigortalı araç sürücüsünün kasdi bir eylemi bulunmadığı ancak, TTK’nın 1293. maddesi uyarınca gerekli koruma tedbirleri almadığı, bu nedenle 1292. maddesinin uygulanabileceği, sigortalı araç sü­rücüsünün koruma tedbiri almadan yola devam etmesi nedeniyle oluşan hasarda %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile, davalı tarafından yapılan kısmi ödeme ve ilavesi gereken KDV tutarı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, 10.337,35 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının da­yandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

TTK’nın 1293/1 ve Kasko Sigorta Sözleşmesi Genel Şartlarının B.2. maddelerinde “sigorta ve/veya sigorta ettiren, işbu sözleşme ile temin olunan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye ya­rayacak önlemleri almakla yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiş olup, aynı Genel Şartların 3.3.2 maddesinde ise; “sigortalı ve/veya sigorta ettiren ri­zikonun gerçekleşmesi halindeki yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunun sonucu zarar miktarında bir artış olursa, sigortacının ödeyeceği tazminattan bu suretle artan kısım indirilir.” şeklinde ifade edilmiştir.

Somut olayda, araç sert bir cisme çarpmış, radyatör delinmiş ve son­rasında aracın hareketine devam etmesi ile motor yanmıştır. Sigortalı, zararı azaltacak bir önlem almamış, aksine hareket etmekle zararın artmasına neden olmuştur. Bu nedenle ilk çarpma nedeniyle radyatörde oluşan hasar teminat kapsamında olup, motorun yanması ile oluşan hasar teminat kapsamı dışında kalmaktadır.

O halde, mahkemece, ilk çarpma sonucu radyatörde oluşan zarar poliçe kapsamında olup bilirkişi kurulunca hesaplanan radyatörde oluşan hasar be­deline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru gö­rülmemiştir.)

gerekçesiyle yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilip, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davalı vekili

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görü­şüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve ka­nıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S o n u ç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “geçici madde3”atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 15.02.2012 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates